Devlet, varlığını koruyabilmek ve fonksiyonlarını icra edebilmek için bir takım mali (ekonomik- iktisadi) kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu kaynaklar arasında en önemli olanını, şüphesiz, vergiler oluşturmaktadır. Vergi, devletin egemenlik gücüne dayanarak, ekonomik birimlerden, Anayasa ve ilgili diğer kanunlar çerçevesinde karşılıksız ve zorla aldığı parasal değerlerdir. Devlet, vergilerden elde etmek istediği geliri maksimum bir seviyeye çıkarma düşüncesinde iken, vergi mükellefleri ise gelirlerinin veya ekonomik değerlerinin daha az bir kısmının vergilendirilmesini istemektedir. Vergi ödemek, hemen her mükellef için birtakım ekonomik ve psikolojik baskılara sebep olmaktadır. Devletin, söz konusu ekonomik ve psikolojik baskıları önlemek ya da azaltmak için yapmış olduğu çeşitli çalışmalar vardır. Devletin, vergileme sürecini daha kolay, diğer bir ifade ile daha az bir maliyetle gerçekleştirebilmesi için, yapmış olduğu yasal düzenlemeler, uyguladığı bir takım maliye- vergi politikaları ve izlemiş olduğu çeşitli stratejiler bulunmaktadır. Diğer taraftan devletin, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu tespit etmek ve vergi kayıp-kaçağını önlemek için yaptığı vergi denetimi (incelemesi) vardır. Bu faktörler, vergi mükellefleri üzerinde daha çok birtakım maddi etkiler meydana getirmektedir. Yapılan bu çalışmaların “Vergiye Gönüllü Uyum” esasını etkilemesiyle beraber, vergiye gönüllü uyum esasına etki eden etik (ahlâk), eğitim düzeyi, toplumsal yapı ve vergi bilinci gibi vergi mükelleflerini manevi yönden etkileyen faktörler de söz konusudur. Bu çerçevede; vergi uyumunun gerçekleştirilmesinde etiğin önem ve etkisinin kısaca açıklanması, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

Abonelik veya Satın Alma Gerekiyor!

Bu makalenin devamını okuyabilmek için giriş yapmanız, satın almanız veya abone olmanız gerekmektedir.

VergiRaporu Yazar Fotoğrafı

Mahmut Kılıçoğlu Vergi Müfettişi

Makale hakkında yorum yapmak isterseniz alt kısımdaki yorum alanını kullanınız.




  • Devlet, varlığını koruyabilmek ve fonksiyonlarını icra edebilmek için bir takım mali (ekonomik- iktisadi) kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu kaynaklar arasında en önemli olanını, şüphesiz, vergiler oluşturmaktadır. Vergi, devletin egemenlik gücüne dayanarak, ekonomik birimlerden, Anayasa ve ilgili diğer kanunlar çerçevesinde karşılıksız ve zorla aldığı parasal değerlerdir. Devlet, vergilerden elde etmek istediği geliri maksimum bir seviyeye çıkarma düşüncesinde iken, vergi mükellefleri ise gelirlerinin veya ekonomik değerlerinin daha az bir kısmının vergilendirilmesini istemektedir. Vergi ödemek, hemen her mükellef için birtakım ekonomik ve psikolojik baskılara sebep olmaktadır. Devletin, söz konusu ekonomik ve psikolojik baskıları önlemek ya da azaltmak için yapmış olduğu çeşitli çalışmalar vardır. Devletin, vergileme sürecini daha kolay, diğer bir ifade ile daha az bir maliyetle gerçekleştirebilmesi için, yapmış olduğu yasal düzenlemeler, uyguladığı bir takım maliye- vergi politikaları ve izlemiş olduğu çeşitli stratejiler bulunmaktadır. Diğer taraftan devletin, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu tespit etmek ve vergi kayıp-kaçağını önlemek için yaptığı vergi denetimi (incelemesi) vardır. Bu faktörler, vergi mükellefleri üzerinde daha çok birtakım maddi etkiler meydana getirmektedir. Yapılan bu çalışmaların “Vergiye Gönüllü Uyum” esasını etkilemesiyle beraber, vergiye gönüllü uyum esasına etki eden etik (ahlâk), eğitim düzeyi, toplumsal yapı ve vergi bilinci gibi vergi mükelleflerini manevi yönden etkileyen faktörler de söz konusudur. Bu çerçevede; vergi uyumunun gerçekleştirilmesinde etiğin önem ve etkisinin kısaca açıklanması, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

  • Devlet, varlığını koruyabilmek ve fonksiyonlarını icra edebilmek için bir takım mali (ekonomik- iktisadi) kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu kaynaklar arasında en önemli olanını, şüphesiz, vergiler oluşturmaktadır. Vergi, devletin egemenlik gücüne dayanarak, ekonomik birimlerden, Anayasa ve ilgili diğer kanunlar çerçevesinde karşılıksız ve zorla aldığı parasal değerlerdir. Devlet, vergilerden elde etmek istediği geliri maksimum bir seviyeye çıkarma düşüncesinde iken, vergi mükellefleri ise gelirlerinin veya ekonomik değerlerinin daha az bir kısmının vergilendirilmesini istemektedir. Vergi ödemek, hemen her mükellef için birtakım ekonomik ve psikolojik baskılara sebep olmaktadır. Devletin, söz konusu ekonomik ve psikolojik baskıları önlemek ya da azaltmak için yapmış olduğu çeşitli çalışmalar vardır. Devletin, vergileme sürecini daha kolay, diğer bir ifade ile daha az bir maliyetle gerçekleştirebilmesi için, yapmış olduğu yasal düzenlemeler, uyguladığı bir takım maliye- vergi politikaları ve izlemiş olduğu çeşitli stratejiler bulunmaktadır. Diğer taraftan devletin, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu tespit etmek ve vergi kayıp-kaçağını önlemek için yaptığı vergi denetimi (incelemesi) vardır. Bu faktörler, vergi mükellefleri üzerinde daha çok birtakım maddi etkiler meydana getirmektedir. Yapılan bu çalışmaların “Vergiye Gönüllü Uyum” esasını etkilemesiyle beraber, vergiye gönüllü uyum esasına etki eden etik (ahlâk), eğitim düzeyi, toplumsal yapı ve vergi bilinci gibi vergi mükelleflerini manevi yönden etkileyen faktörler de söz konusudur. Bu çerçevede; vergi uyumunun gerçekleştirilmesinde etiğin önem ve etkisinin kısaca açıklanması, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.

  • ?Modern Sosyal Devlet? anlayışının en önemli özelliklerinden birisi, toplumun ihtiyaç duyduğu kamusal hizmetleri zamanında, etkin ve verimli bir şekilde karşılamaktadır.Kamu hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi için, devletin (kamu) ihtiyaç duyduğu bir takım finansman kaynakları bulunmakta ve söz konusu kaynaklar kullanılmak suretiyle, kamusal hizmetler gerçekleştirilmektedir. Devletin, çok çeşitli finansman kaynaklarının olmasıyla beraber; kuşkusuz, bu finansman kaynaklarının en önemlisi vergilerdir. Devlet, vergi gelirlerini en az maliyetle, optimal bir seviyede elde etmeyi hedeflerken; vergi mükellefleri ise vergi yükünü asgari seviyeye düşürmeyi düşünmektedir. Bu husus, devlet ile mükellef(ler) arasında bir çatışmaya dönüşmektedir. Söz konusu çatışmayı gidermek ya da çatışmanın şiddetini düşürmek, vergiye gönüllü uyum esasını hâkim kılmak için; vergilemeye ilişkin sınırların iyi belirlenmesi ve vergileme sürecinin hassas bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Vergileme sürecini doğrudan etkileyen bir takım ?vergileme sınırları? bulunmaktadır. Bu sınırlar; vergilemenin hukuki sınırı, iktisadi sınırı, mali sınırı, siyasi sınırı, toplumsal-kültürel sınırı ve psikolojik sınırı şeklinde ifade edilmektedir.

  • Hiç yorum bulunmuyor..