Devlet, topluma yönelik kamusal mal ve hizmet üretimini ve/veya sunumunu aksatmadan gerçekleştirmek zorundadır. Nihayetinde bu zorunluluk toplum sözleşmesi olarak bilinen Anayasadan gelmektedir. Kamusal mal ve hizmet üretimi ve/veya sunumu için ise harcama yapılması, ilgili harcamalara da kaynak temin edilmesi gerekmektedir. Kamusal mal ve hizmetlerin temel finansman kaynakları başta vergiler olmak üzere diğer kamusal gelirlerden/ alacaklarından oluşmaktadır. Kamu alacaklarının tahsilinde yaşanabilen gecikmeler sebebiyle alacakların değerinin korunması ve güvence altına alınması amacıyla fer’i (yan) mali yükümlülüklervergi kanunları ile düzenlenmiştir. Devlet, kamu hizmetlerini karşılamada finans aracı olarak kullandığı kamu alacaklarının tahsili aşamasında kamu borçlularıyla karşı karşıya gelebilmektedir. Zira kamu alacakları ilgilisinin malvarlığında azalmaya sebep olduğundan, devletin birtakım düzenlemeleri ve uygulamaları ile kamu borçluların aleyhine olabilecek sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Burada esas olan vergiler başta olmak üzere kamu alacaklarının korumasına ilişkin vergi hukukunda yer alan düzenlemelerin, anayasal vergilendirme ilkeleri nazara alınarak yapılması “vergi adaleti” açısından önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; fer’i (yan) mali yükümlülüklerin devlet tarafından mali kayıpları önleme ve kamu alacaklarının değerini koruma açısından başarılı olduğu ancak “Genel İlkelere” ve “Anayasanın 73. maddesinden Kaynaklanan İlkelere” aykırılık taşıyan hükümlerin yer aldığı görülmüştür. Bireylerin haklarının korunması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanun’u detaylı olarak incelenmiş, fer’i (yan) mali yükümlülüklerin Anayasal vergilendirme ilkelerine göre revize edilmesi gerekliliği somut tespit kapsamında ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Fer’i (Yan) Mali Yükümlülükler, Anayasal Vergilendirme İlkeleri, Vergi Hukuku JEL Sınıflandırma Kodları: H20, H21, K34.